Prof. Dr. Selçuk Şahin, böbrek kanserinin sinsi ilerlediğini ve sigara, obezite, hipertansiyonun önemli risk faktörleri olduğunu belirtti. Erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Böbrek kanseri, erken evrelerinde genellikle belirti vermeden ilerleyerek tesadüfen teşhis edilebilen bir hastalıktır. Prof. Dr. Selçuk Şahin, sigara, obezite ve hipertansiyonun böbrek kanseri için önemli risk faktörleri olduğunu vurguladı. Erken teşhis edilen küçük tümörlerde böbreğin tamamının alınması yerine sadece tümörlü dokunun çıkarılabildiğini belirtti.
Böbrek kanseri, ‘sessiz ilerleyen’ bir hastalık olarak bilinir çünkü erken evrelerinde çoğu zaman şikâyete yol açmaz. Prof. Dr. Selçuk Şahin, böbreklerin karın boşluğunun arka tarafında derin yerleşimli olmasının, tümörlerin uzun süre fark edilmeden büyümesine neden olduğunu açıkladı. Hastalık ilerlediğinde idrarda kan, bel ve yan ağrısı ile karında hissedilebilen kitle gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu belirtilerden herhangi biri fark edildiğinde vakit kaybetmeden üroloji uzmanına başvurmak, tedavi başarısını önemli ölçüde artırır.
Erken evre böbrek kanserinde tedavi sonrası 5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 90-95 civarındayken, metastaz yapmış ileri evrelerde bu oran yüzde 12-32’ye düşmektedir. Erken teşhis edilen küçük tümörlerde, yalnızca tümörlü dokunun çıkarıldığı ve böbreğin sağlıklı kısmının korunduğu minimal invaziv cerrahi yöntemler uygulanabilir. Bu, hastanın ileride böbrek yetmezliği yaşama riskini azaltır.
Böbrek kanseri görülme sıklığı dünya genelinde ve Türkiye’de artış göstermektedir. Prof. Dr. Şahin, bu artışın nedenleri arasında gelişen görüntüleme teknikleriyle erken teşhisin artması ve modern yaşamla değişen çevresel faktörler ile yaşam alışkanlıklarının bulunduğunu belirtti. Sigara, obezite ve hipertansiyon üçlüsünün böbrek kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 50’sinden sorumlu olduğu ifade edildi.
Sigara dumanındaki kanserojen maddeler böbrek hücrelerinde DNA hasarına yol açar. Obezite, insülin direnci ve hormon dengesizlikleriyle böbrek hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasını tetikler. Yüksek tansiyon ise böbreklerde kronik hasara ve tümör oluşumuna neden olabilir. Bilimsel çalışmalar, sigara içenlerde böbrek kanseri riskinin 1.4-2 kat, obez bireylerde 2-3 kat ve hipertansiyon hastalarında 2-3 kat daha fazla olduğunu göstermektedir.
Böbrek kanseri tedavisinde robotik cerrahi, böbreğin tamamının alınması gereken durumlarda ve özellikle parsiyel nefrektomi (tümörlü kitlenin çıkarılıp böbreğin korunması) işlemlerinde tercih edilen bir yöntemdir. Robotik cerrahi, daha az kanama, daha az ağrı, daha kısa iyileşme süresi ve daha az yara izi gibi avantajlar sunar. Amaç, mümkün olduğunca böbreği koruyarak hastanın uzun vadeli sağlığını güvence altına almaktır.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap