Prof. Dr. Ateş Kara, kızamığın bir kişinin 18 kişiye bulaşabileceği uyarısında bulunarak, aşı tereddütlerinin doğru bilgiyle giderilmesinin önemini vurguladı. Suçiçeği aşısının da koruyuculuğuna değindi.
Prof. Dr. Ateş Kara, ailelerin aşı konusundaki tereddütlerinin doğru bilgiyle giderilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’de uygulanan aşıların kapsamlı testlerden geçtiğini ve güvenli olduğunu belirtti.
Kara, aşı sonrası ateş gibi yan etkilerin görülebileceğini ancak bunun aşı geliştirme sürecinin bir parçası olduğunu söyledi. Bazı aşılarda ateşin yüzde 15-20 oranında görülebileceğini, bunun vücudun mikroba verdiği bir tepki olduğunu açıkladı.
Kızamığın son derece bulaşıcı bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Kara, bir hastanın 12 ila 18 kişiye virüsü bulaştırabileceğini ifade etti. COVID-19 pandemisindeki bulaşıcılık oranlarına atıfta bulunarak, kızamığın yayılma potansiyelinin çok daha yüksek olduğunu vurguladı.
Aşılanmayan bireylerin kızamık virüsüne karşı savunmasız kaldığını ve hastalığı kolayca kapabildiğini dile getiren Kara, aşıların toplumsal bağışıklık oluşturmadaki önemine dikkat çekti. Aşılanmamış bir kişinin kızamık virüsüyle karşılaştığında hastalığı mutlaka geçireceğini söyledi.
Prof. Dr. Kara, kızamığın erken dönemde ölüm, hastaneye yatış ve kalıcı sakatlıklara yol açabileceğini belirtti. Uzun vadede ise kişinin zihinsel fonksiyonlarını kaybederek bitkisel hayata girebileceğini ve ölümle sonuçlanabilecek ciddi sağlık sorunları yaşayabileceğini vurguladı. Bu nedenle aşılardan asla vazgeçilmemesi gerektiğini söyledi.
ABD’de aşı tereddütleri nedeniyle aşılanma oranlarının düşmesiyle kızamık vakalarında ciddi artışlar yaşandığını ve can kayıpları meydana geldiğini hatırlattı. Fransa ve İngiltere’de de kızamığa bağlı ölümlerin görüldüğünü belirtti.
Türkiye’de aşılama oranlarının yüksek olduğunu ve Sağlık Bakanlığı’nın eksik aşıları olan vatandaşları aktif olarak takip ettiğini ifade eden Kara, Avrupa ve çevredeki ülkelerde artan vakalar nedeniyle Türkiye’ye de virüsün giriş yapabildiğini söyledi. Tek tük de olsa Türkiye’de kızamık vakalarının görüldüğünü belirterek, vatandaşları eksik aşıları varsa tereddüt etmeden aşı olmaya çağırdı.
Aşılar hakkında ortaya atılan iddiaların ve bilgi kirliliğinin insanlar tarafından kolayca inanılabilir olduğunu dile getiren Kara, uzmanlara danışılarak doğru bilgiye ulaşılmasının önemini vurguladı. Her yaş için uygun aşıların bulunduğunu ve bu konuda iç rahatlığıyla hareket edilmesi gerektiğini belirtti.
Prof. Dr. Kara, suçiçeği aşısının Türkiye’de rutin olarak uygulandığını ve önemli başarı sağladığını söyledi. Aşının temel amacının çocukların hastalığı ağır geçirmesini ve hastaneye yatmasını engellemek olduğunu ifade etti.
Suçiçeği aşısı yapıldıktan sonra hastalığın görülme ihtimalinin bulunduğunu ancak bu durumda ateş, halsizlik ve döküntü gibi belirtilerin çok hafif seyredeceğini aktardı. Bazı durumlarda ikinci doz aşının da önerildiğini belirtti.
Türkiye’de tek doz suçiçeği aşısı uygulamasının, ağır hastaneye yatış ve kayıpları önlemede büyük bir avantaj sağladığını vurguladı. Aşılanmamış bireylerde veya tek doz aşıya rağmen hastalığı hafif geçirenlerde bile virüsün okullarda hızla yayılabileceğine dikkat çekti. Suçiçeğinde de bulaşıcılığın yüksek olduğunu ve aşısız çocukların ağır geçirme riskinin bulunduğunu belirtti.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap